Yolculuk Nereye?

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Bu dünya hayatı sadece bir eğlenceden, bir oyundan ibarettir. Ahiret yurduna (oradaki hayata) gelince, işte asıl yaşama odur. Keşke bilmiş olsalardı!” (Ankebût, 64)
 
 Rasûlullah (sav) buyuruyor:

“Ölüyü (kabre kadar) üç şey takip eder: Çoluk-çocuğu, malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, biri kalır. Çoluk-çocuğu ve malı döner, ameli (kendisiyle) kalır.” (Buhârî, Rikak 42; Müslim, Zühd 5.)
 
 Ömür, gelmesi kaçınılmaz bir sona doğru akıyor. Takvim yaprakları teker teker düştü. Hicri ve miladi yıl başlarını geçerken, insanoğluna, “Yolculuk nereye?” sorusunu yöneltiyor.

Her günün başında, sonunda hep o soru var: Yolculuk nereye?

Yolculuk, hiç şüphesiz oraya… Rabbın huzuruna… Peki ama oraya nasıl varmalı? Bu soru çok daha hayati. İnsan, yolculuğun sona doğru ilerlediğinin bir şekilde farkına varır da, asıl “Oraya nasıl varmalı?” sorusunu sormayı, cevabı üzerinde yoğunlaşmayı, daha önemlisi doğru bir cevabı bulmayı ıskalayabilir. İnsan, dünyaya, Rabbin bünyesinde sakladığı türlü çeşitli potansiyellerle gelir. Sonra bu potansiyel imkanlar, gün yüzüne çıkar, insanın gücünü – kuvvetini oluşturur. Bir süre böyle “Güçlü” olarak devam eder insan hayatı. Sonra şakaklara ak düşer. Zirve dönülür. Güç azalır, azalır ve azalır.

Son nefes, insanın son gücüdür. O da gittiğinde, insanda, dünya varlığından bir şey kalmaz. Bu durumda insanı, ebediyyet kapısı gibi duran kabre götürürler. Kabre konulduğunda, insanın malı, mülkü, ünvanları her şeyi ama her şeyi bu tarafta kalmıştır. Artık hayatın gerçeği öte dünyadır. Ebediyyet alemidir ve orada Rabbin huzuruna çıkılacaktır. Orada mutlak anlamda, şeksiz şüphesiz ve tartışmasız emir ve hüküm Allah’a aittir.
 
 

 

Bizden Haberler

CUMARTESI KONFERANSLARI

Koyumuzdeki Cumartesi Konferansları rutin bir şekilde devam etmektedir.

 

Resimler

0401.JPG

GUNCEL HABERLER